Beyarmudu Köyü Tarihçesi

Beyarmudu Tarihçesi

Beyarmudu, Kıbrıs’ın “Kırmızı Köyler” bölgesi ile Mesarya ovası arasında 1800’lü yıllardan sonra kurulan ve kurulduğundan 1962 yılına kadar Pergama ismini taşıyan bir Türk köyüdür. Lefkoşa, Mağusa ve İskele üçgeni arasında yer alan Beyarmudu İkinci Dünya Savaşı sırasında Mesarya’yı İskele’ye bağlayan yolun yapımı ile önem kazanmaya baslamış, daha sonra İngiliz idaresinin Dikelya bölgesine askeri kamplar ve yerleşim merkezleri kurmaya başlaması ile iş merkezi haline gelmiştir.

Pergama’nın tarihini araştırdığımız zaman Rus iç savaşlarından kaçan takribi 50 kişilik bir kafilenin Pergama’ya iskan edildiği ancak hayat şartlarlarına alışamadıkları ve aralarında yüksek oranda olüm olayı olduğundan birkaç sene sonra göç ettikleri öğrenilmektedir. Köyün bir bölgesi halen Rus mezarlığı adını taşımaktadır.

 

1800-1820 yılları arasında Hükümet kuvvetlerinden kaçan iki korsanın bölgeye gelip yerleşmesi ile oluşmaya baslamış. Kısa bir zaman sonra iki aile daha bölgeye gelip yerleşmiş. Bu arada köyde önceden yerleşik üç Rum ailesi göçe zorlanmış. Köyün oturduğu bölge ve çevresinde bulunan üç kilise kalıntısının tarihçesi hakkında bilgi sahibi olunmamıştır.

 

Köyün ilk ismi Pergama idi. Pergama adınının köye ilk gelen korsanlardan Köşe Hasan denen kişinin Türkiye’nin Bergama kasabasından geldiği ve bu ismi buraya verdiği anlaşılmaktadır. Köyde ilk kooperatif 1933 yılında Beyarmudu Ortaokulu ise 1957 yılında faaliyete geçmiştir.

1963 hadiseleri başladığı zaman Beyarmudu çevre Türk köylerinden bazılarına merkezlik etmiş, koylerini terk etmeye zorlanan Türk ailelerine kucak açarak onları barındırmıştır. Bu arada nüfuzu hızla artarak 1974 yılında 1600’e ulaşmıştır. 1974 yılında ise topraklarına Rum ayağı bastırmamış bunun yanında güneyden göç eden Türklerin Türk bölgesindeki uygun yerlere aktarılmasında göçmenlere istasyonluk yaparak yardımcı olmuştur.

 

Beyarmudu 1971 yılında Inkişaf bölgesi kabul edilmiş ve Inkişaf Encumeni kurulmuştur. 1974 yılından sonra ise göçmenlerin yerleşim merkezlerine aktarılmaları, Dikelya İngiliz üslerinde meydana gelen büyük işçi çıkartmaları neticesinde nüfus kaybına 1980 sayımlarına gore 987 ‘ye düşmüştür. 1980 yılında ise belediye olmuştur.

Son nüfus sayımında nüfusu 1003 olan Beyarmudu’nun en önemli gelir kaynakları sulu ziraat (özellikle patates ve havuç) ve İngiliz Üslerinde verilen hizmetlerdi. Köyün Belediye olmasından 1986 yılından sonra yapılan büyük kalkınma hamleleri ile bugün artık köylülükten çıkmıs ve bir kasaba olmuştur.

Dukhoborlar (Ruhsavaşçıları)

Dukhoborlar Çarlık Rusyası döneminde Rusya’nın güney bölgesinde yaşarlardı. Bir mezhep mensuplarıdır. Devlete karşı geldiklerinden zamanla yerlerinden sürülürler. Önemli bir kitle Kafkaslara sürülür.

İsimlerini 18. Yüzyıldan itibaren duyurmaya başlamışlardır.

Her türlü otoriteye retleriyle dikkat çekerler: askerliye, özel mülkiyete, savaşa. Et yemez, alkol tüketmeyi hoş görmezler. Eşitlikçi ve barışsever, küçük köylü topluluğudur. Tarım ve zanaatla uğraşan bir topluluktur.

Askerliğe karşı gelip sürüldükleri Kafkaslarda 1895 yılında ellerindeki silahları yakınca devlet te artık buna sabır edemez olmuş ve onların yurt dışına geri dönmemek şartıyla çıkmalarına  izin vermiş.

İngiltere’deki “Quakers” mezhebi Dukhoborları uygun tarım ve iklim şartları bulunan Kanada’ya götürmek istemektedir. Ünlü yazar Tolstoy da devrededir, Dukhoborların sesinin dünyaya medya vasıtasıyla duyurmaktadır. Hatta bir eserinin telif ücretini de Dukhoborların göç olayına bağış yapar.

Kanada’ya gitmek için şimdilik yeteri para toplanamamıştır. Kafkaslarda durumları çok zordur. Her şeylerini satıp limanda beklemekteler. Böyle bbir durumda İngilizlerin elinde bulunan daha yakın olan Kıbrıs akla gelir.

Dukhoborlar  Ağustos 1898 yılında 1.126 (kimi kayıtlarda 1.129) kişi olarak Larnaka’ya gelirler. Üç mıntıkaya yerleştirilirler: Kukla (Kömürcü-100 kişi), Pergama (Beyarmudu-445 kişi) ve Lefkoşa yakınlığındaki Atalassa çiftliği (578 kişi).

Bölge Dukhoborların tarım kültürüne uygun değildir. Bölgedeki hastalık can almaktadır. “Quakers”ler yeterli parayı ayarlayınca Nisan 1899 yılında Dukhobrlar arkalarından 108 kayıp bırakarak adadan ayrılırlar.

Hasta, yaşlı ve yolculuk için sağlığı uygun olmayan bir Dukhoboru iyileşinceye kadar adada bekletip daha sonra almak isterler. Yaşlı adam gurbette kalmak istemez. Gemiye alınır, ama yolda vefat eder. Hoş bir haber var: gemide hamile olan bir bayan kız çocuğu doğurur. Gelecekten umutlu olan Dukhoborlar kıza Umut anlamına gelen Nadejda ismini verirler.

Şimdi milyonlarca Dukhobor Kanada’da yaşamaktadır.

Beyarmudu’daki Rus mezarlığı semti Dukhoborların adada bıraktığı bir izdir.

Kaynak : Yrd. Dr. Dr. Elnur AĞAYEV